Peki ya festivalde veya yurtdışında çocuğunuz hastalanırsa ?

Eveet, vakit buldum ve yazmak istediğim pek çok konudan, deneyimden bir tanesi de bu.

IMG_20160806_190454.jpg

Bizim kız, doğumundan itibaren çok nadir hastalanan bir çocuk oldu, ne yaptın derseniz, hiç bir şey, ben de senede 1 hastalanan bir tipimdir, babası da. Normal doğum ve emzirmenin de payı büyüktür eminim, hamilelikte beslenme şeklinin dahi çocuğun gelişiminde etkili olduğunu düşünüyorum, üstüne şeker yüklemesi yaptırmamak, sık ultrasona girmemek, şehirde yaşamamak, mümkün mertebe her şeyi evde yapmak -artık yapmıyorum o ayrı konu- nadir ilaç kullanmak, bol açık hava, güneş, iyi enerjiler de eklenirde bir de tabiki genetik faktörler, sonuç bu.

Bebekken ateşlenmedi, bir kere herpes, bir nevi döküntü oldu, biz thailanddayken bir kere anneme bıraktığımızda ateşlenmiş, bir kere ishal oldu, bir kere kustu, bir kere kulaşsal bir şey oldu sanırım toplasan, hepsi de 1 gün falan sürmüştür. Öyle doktor, hastalık, ilaç vs bilmem neyse ki.

IMG_20160806_190502.jpg

Bu sebeptendir ki sürekli gezmeme rağmen, yanımda ilaç taşıma alışkanlığı geliştiremedim. Mide için en çok şey taşırım, mide bulantısı, ishal, zehirlenmeden korkarım çünkü her asya seyahatimde ben muhakkak zehirlenirim, gene kıza bişey olmaz.

Ozoro, macaristanda, macaristan malum avrupa. Benim için avrupa çok ileri veya muhteşem bir yer değil, çok da matah bulmuyorum, lakin evet güzel, gezmek için, insanların saygısı, nufusun azlığı…hoş, bir asya sıcaklığı yok ama idare eder.

img_20160806_170438

Ozora festival kocaman bir kasaba olacak dev bir arazide ve merkeze uzak ufacık bir yerleşime bağlı, tepelik ovalar ve ormanlardan oluşan yemyeşil bomboş bir yer yani. ana kapıdan çadırımıza yarım saatte yürüdük falan o derece her yer birbirine uzak ve büyük. Malum yağmur da yağdı, her yer çamur da oldu, toprak, kum, ağaçlar, 35 bin kişi, tuvaletlerin ortak oluşu, esasında pimpirikli bir insan için pek hoş değil. Lakin 30 senedir kamp yaptığımdan bana dert değil, hijyen anlayışım farklıdır.

IMG_20160806_190354.jpg

Çocukla da ilk kez giden bir türk için zorlayıcı olacaktır, heveslilerine duyurayım da 🙂 müzik de sert gelebilir.. neyse,

bütün hafta geçmiş çok eğlenmiş yorulmuştuk, o cuma akşamı fırtına ve yağmur bekleniyordu, çadırımız su almaz ve sağlamdı sorun yoktu ama akşam hava serinlemişti, temmuz ayı için oldukça serin ama ben biliyordum yanımızda bot ve mont taşımıstık, mutlaka buna denk geleceğimizi biliyorduk hazırlıklıydık, kızım da nazenin olmadığından gece pe de üşüyüp üşümediğine dikkat etmedim, ama olur ya, gece bir şekilde ateşi çıkmaya başladı, baktık yanıyor, bende ne derece var ne de ilaç, hiç bir alakam yok, dedim düşer ya, daha önceki bir kere denk geldiğim ateşinde de gece çıkıp gündüz düşmüştü ve devam etmiştik hayata, ateş nedir ki ? düşer yani dimi…

sabah iyiydi evet ddiğim gibi oldu, biz bol meyvemizi yedik, çocuk alanında oyuna daldı, ama sonra gene ateşi çıkınca yatmak istedi, ateşi çıkınca yatar uyur.

img_20160806_185942

O esnada acil durumlar için belli noktalarda ambulanslar ve dr ekipleri var, organizasyon harika, ateşini ölçtürdük ve 40 dedi, ne 40 mı o ne ya, hayatımda duymamışım böyle bişey, ee dedim ilaç var mı ne yapıcaz, dediler bizde çocuk ilacı yok, ama ateş yüksek, aksam devam etse çok zor, gündüzken bizce hastaneye götürelim sizi dr baksın ona göre karar verelim. düşündük taşındık, tamam dedik o zaman ne yapalım, hiç bir alakam yok çünkü bu konuyla cidden. Çadır dağın tepesinde, ortalık kalabalık…

gene biz ve gene büyük macera, bizimkini soydular soğuk battaniyeye sarıp ambulansa attılar, olaya gel ozoradan ambulasla çıkmak varmış.

1 saat sürdü, bu arada macarların çoğu ingilizce bilmiyor, zaten festivaldekilere uzaylı gibi bakıyorlar ve çocukla buraya gelmiş olmamız bazıları için delilik. e ufak kasaba dedim ya, avrupalı da olsa hala bazı şeyleri bilmiyor 🙂

IMG_20160806_190319.jpg

bizi bir hastaneye bıraktılar, tüm tabelalar macarca bu arada. dedim ambuşantaki hemşireye bizi bırakma ben hayatta anlamam macarca, sağolsun bizi çocuk katına çıkarttı, uzun uzun muayene eden aşırı ilgili ve çok iyi ingilizcesi olan bir doktor çıktı karşımıza, çok tatlı bir kadındı sağolsun cidden.

Önce şüphelendi ozora dedi çok kalabalık ve pis kan ve idrar tahlili yapalım, herhalde birşeylere bakacaktı, sonra dedi ki mideyi de bozmuş zehirlenmiş olabilir ama midede sıkıntı yok, bence normal bir soğukalgınlığı işte, öyle de çıktı. O ara ben de para bozdurmaya döviz bürosu aramaya çıktım, garip boş caddeler, cumartesi olmasına rağmen beni şaşırttı, herkesin uzaylı gibi bana bakması, malum festival tipi, alakasız bir ortam, açız da pastane falan bulmam lazım, neyse herşeyi tık tık hallettim gene, bir de dönüşü var bunun, taxi kullanılacak mecbur ve ne kadar tutar bilmiyorum, türkiyeyi düşünürsek baya tutardı tabi…

img_20160806_185952

Döndüm hastaneye ve serum takılmasına karar verdik, en etkili yöntem, telefonla babasına da sordum ok dedi, ondan habersiz bir müdahale işlemi gerçekleştirmem tabiki, annemlere ise haber vermedim endişelenmesinler 🙂

2-3 saat sürdü serum, iyiki de vermişiz turp gibi çıktık oradan, kısa anlatıyorum çünkü fazla detay yok, hastanedeki halimiz çok komikti açıkçası, kızın durumu da iyiydi kendisi de baya baya neşeli idi, kendine geldi, ateş düştü, yemek yedi vs…neyseki, ucuz atlattık diyeyim, siz siz olun ilaç taşıyın haha muhtemelen tüm türk anneleri koca bir çanta ilaç taşıyordur zaten çünkü hepsi doktor :)) adeta

img_20160806_184803

bir de tabi bunun hastane masrafı var, sigortan var mı yok, seyahat sigortan var mı, o da yok, yok yani backpackerız ne gezer..neyse çıkan fatura 20 euro karşılık macar parası, serum, tahliller muayene vs…iki de şurup yazdı, oldu bitti, ama dr hanım muhteşemdi, günümü kurtaran o oldu cidden, kendisine sonsuz teşekkürler, bu arada hastane herhalde devlet hastanesi idi ve çok iyiydi bence bizim özeller gibiydi tipi falan.

tabi ctesi akşamında gene biz festivalimize döndük, iki gün sonra bitecek ve oradan ayrılacaktık, yola çıkmadan serum ve ilaç takviyesi iyi oldu, ilaç vermeyeceğim diye sürünmenin manası yok tabiki.

img_20160806_190310

bunun üzerine festivale döner dönmez OTT ve Benji Vaughan dinledim canlı, en çok dinlemek istediklerimdendi kendileri, bana da moral olarak çok iyi geldi…herşey harika olacaktı…