Thessaloniki – selanik – yunanistan, FREE EARTH FESTİVAL gidiş, otobüs

Bu yaz bir duramadım, temmuzda kelebeklerden kabağa geçtim 3 haftada, bir hafta bodrumda kalarak, kos ve sonrasında macaristanda ozora festival,ne gittik, 10 gün kalıp, bodruma geri döndük, gene 1 hafta 10 gün kalarak istanbul, oradan da selanik ve halkidiki macerası başladı.

img_20160822_203046

Gene bir festival, gene yollar, gene hem iş hem eğlence yani benim için, gene en büyük hayallerin gerçekleşmesi için atılan adımlar.

İstanbuldan bu sefer otobüs ile çıktık selaniğe, internetten okuduğum kadarı ile ulusoy iyi dendi, zaten hepsi de aynı bence. Pek süper olmayan bir yolculukla selaniğe 10-11 saatte varıyorsunuz, uçak pahalı idi ve kilo sınırı benim için çok az, otobüs makul ve mantıklı oldu, kızımı anneme istanbula bırakarak devam ettim yola.

 

Bodrumdan çıksam, kos üstünden gitmeye çalışırdım ama ne yazıkki uçak biletleri kostan da pahalı idi, yunanistan az nüfuslu ve biletler hep pahalı derler, görece hesap yaparsak biz gene uzakdoğu biletlerini ucuza alıyoruz demek 🙂

Neyse, gidişte problem yoktu, gümrük kapısında biraz bekleme oluyor herkesin pasaportları damgalanıyor vs. Onun dışında güle oynaya uyuya uyuya vardık selaniğe sabahın 6sında.

Önce bir kahvaltı dedik, selanik baya baya izmir gibi bir yermiş, şaşırdık, 3. yunanistan maceram ama ilk kez selaniğe geldim, seviyorum aslında yunanları, pek çok şey trden ucuz, alkol, yemek, taverna, taksi, kuruyemiş…euro ucuz olsa bizim için cennet olacakmış.

Yunan adaları daha pahalı ana kara daha ucuz diye notumu da ekleyeyim.

Pek gezmedik ve hemen 4 kişi taxi ile pazarlık yaparak halkidikiye free earth festivalin yapılacağı yere doğru yola çıktık. Şehirden uzaklaştıkça sanki marmaris, göcek, fethiyeye geliverdik. yaklaşık 1.5 saatlik bu yolculuk için kişi bası 20 euro ödedik.

img_20160824_150025

Festival, kimsenin bilemediği bir bölgede idi, araçta macaristanda olduğu gibi gps vardı, ona rağmen kolay olmadı dimitrinin bulması 🙂 herkesin de ismi dimitri, çok şekerler :))

img_20160824_151654

Neyse alana vardık, festivalin başlamasından 1 gün önce, kapıların erken açılması sebebiyle önceden geldik, bu tür kalabalık psytrance festivallerinde önceden çadır yeri bulmak bence önemli, hem dükkanım var hem cadır ve eşyalar, bir şekilde sote bir yer bulduk ama gene de dip dibe olacaktık 4 gün boyunca milletle, işin güzel kısmı da o ya aslında biraz da..

4 gün 24 saat müzik, eğlence, muhabbet, deniz de var daha ne olsun, alanda yemek sıkıntısı oldu biraz, bir de tuvaletler rezaletti cidden, neyseki ormanlar ve deniz var dedim 🙂 çadır hayatına alışkınım ama tuvaletler sıkıntılı büyük organizasyonlarda :))

img_20160824_200315

Hemen attık kendimizi kumsala birer ikişer bira, freeshoptan aldığımız cin, off değmeyin keyfimize, kafalar da iyi, gün batımında yorgunlujla sızmışız, bi uyandık nerde ne yapıyorum hissi tabi, en sevdiğim.

çadırlar kuruldu, gölgelikler, hamaklar, örtüler…yeni insanlarla tanışmacalar, bir de açız, yemek yok, olan da sandviç tost hotdog…offf

14484723_10154275768979584_7614059675420799603_n

gene alkole verdik kendimizi, hızlı yaşamak 🙂  ne yapalım, kader utansındı.

Dükkanımı da 2. gün açabildim tabi ve müziiik…müzikk, aşk ya bu…sabah akşam hep dans…

14141946_10154460776869467_6889213941627635090_n.jpg

Stage ve festival hakkında yazılar devam edecek…