5 aylık bebekle kamp macerası – uzunçorap

http://uzuncorap.com/2012/03/05/5-aylik-bebekle-bir-kamp-macerasi/

Yeni bebekli ve anne adaylarına ilham olsun diye yeniden yayınlıyorum, buyrun :

not: kimiz ? kategorisinde tüm röportajlara ulaşabilirsiniz 🙂

ocuklar ve hele de bebeklerle gezmek çok keyifli. Aslında ilk 6 ay yol yapmak için ideal bence. Henüz yemek derdi olmadığından ve hareket kabiliyeti pek sınırlı olduğundan, 0-6 ay bebekleri ile maceraya atılmamak için geçerli bir sebebiniz yok.

Özellikle bahar aylarında, yaz sonu veya yaz başı, kendimizce bir tatil planlayıp, şöyle bir rota belirledik 5 aylık kızımızla; Bodrum’dan, Antalya’ya, Dalyan ve Kaş üzerinden araba ile gitmek, Dalyan ve Kaş arasında Patara’da ziyaret edilesi bir yer.

Öncelikle, yanımıza her zaman az eşya alma ilkesi ile hareket edip, çok eşya ile yola çıkarız. Bu konuda erkeklerin pek suçu yok, zira onlar genellikle 2 şort 1 terlik ile koskoca bir yazı geçirebilirler ama bebekli de olunca salkım saçak olmak kaçınılmaz olabilir, aman dikkat! Yolculuklarda olmazsa olmazları unutmamak, gereksiz ağırlıklardan da kurtulmak lazım.

Eğer tatilinizi kamp şeklinde planlıyorsanız ve yanınızda minik bir bebek de var ise, tercihen daha önceden kamp tecrübenizin olması daha iyi olabilir. Bu doğrultuda mini bir listem var.

Bebekli bir kampçının yanında olması gerekenler :

  1. Genişçe, yağmur geçirmeyen bir çadır
  2. Mat olarak kalın süngerden 2 adet yatak (rahatına düşkün kampçı ebeveynler için), bebeğin minik  yatağı (bizimki şu parkyatak için olan visco yataklardan).
  3. 2 adet yastık – yastık kılıfı ve çarşaf
  4. Kampçı tüpü, en az bir minik tencere (kahve ve mama suyu ısıtmak ve gerektiğinde ormanda vs biberon steril etmek için)
  5. Çok fonksiyonlu çakı (her an herşey olabilir) – portatif çatal-kaşık
  6. Fener-güneş enerjisi ile dolan kamp lambası vs.
  7. Bebek arabası, bezi, maması, kıyafeti, ıvırı zıvırı, oyuncağı; tercihen ilaç da sayılabilir.
  8. Gölgelik çadır (kumsallarda gölge amaçlı hayat kurtarır)
  9. Bebek telsizi*
  10. Her türlü müzikçalar alet edevat ve tabiki fotoğraf makinesi
  11. Park yatak
  12. Kanguru ya da sling.

Çadır hayatı enteresandır, bir anda toplanır, bir anda dağılıverirsiniz. Börtü böcekten korkanlara müjde: Çadır, doğada haşerelerden korunmanın da en güvenli yoludur, zira eğer çadırın tülünü ya da kapısını hep kapalı tutarsanız, böcekler sizi ziyarete gelemez.

Ekim ayında Güney Ege ve Akdeniz’de, hava güzel ve güneşliydi, geceleri ise nispeten serindi ama çadır gene bu durumda avantajlı ve korunaklıydı. Fakat gene de bu aylarda yağmura karşı önlemli olmakta fayda var, her zaman meteorolojiyi takip etmeli, özellikle çadır tatillerinde bu mevsimde havalar süpriz yapabilir.

Ve rota

O dönem, 5 aylık olan Nefes, ana kucağı ile seyahat ediyordu, doktorumuz yol için, “siz nasıl giyiniyorsanız bebeği de öyle giydirin, sıcakta klima veya cam açın, terlemesin, müzik de dinleyin” demişti. Yani kısaca “siz ne yapıyorsanız normalde onu yapın, bebekler kolayca uyum sağlar” tezimizi uyguladık.

Bebekli uzun araba yolculuklarında, aralarda dinlenmek, emzirmek, mama yapmak ve alt değiştirmek için benzinci ya da gözümüze kestirdiğimiz restoranlarda sık sık durmak kaçınılmaz.

İlk Durağımız Dalyan. Bodrum-Dalyan arası 187 km, yol üstünde Ula‘da yemek için mola verilebilir.

Dalyan, doğası ve konumu gereği o aylarda oldukça sakin bir yer. Merkezde kanal boyunca sıralanmış güzel pansiyonlar ve restoranlar var. Gezmek içinse Kaunos Antik Kenti’nde bebişi kanguruya koyup yürüyüş yapılabilir, buralara gelmişken görülmesi gereken bir yer diye düşünüyorum. Kanaldan botlar ile İztuzu Plajı’na gidiliyor, kanal boyu keyifli bir tekne sefasının ardından ortalama 6 km olan bu kumsala varılıyor. Yumurtlama döneminde karettalar gece karaya çıktığından burada konaklama veya kamp yapılamıyor. İztuzu Plajı incecik kumlardan oluşur ve göz alabildiğine uzun bir sahil. Burada piknik yapılabilir veya denize girilebilir, mevsimlerden bahar ise yürüyüş yapılabilir.

Dalyan’dan sonra istikamet, Kaş. Dalyan, Kaş arası 163 km, yavaş yavaş dura dura 3-4 saatte gidilebilecek keyifli bir yol. Kaş’ta konakladığımız yer Kaş Kamping. Hem merkeze yakın, hem de biraz dışında gibi. Karavan ve çadırın yanısıra konaklamak için bungalov şeklinde minik evcikler de mevcut. Tam bir kamp alanı olduğundan, konaklayanlar gece oldukça duyarlı, bu bakımdan bebekle çadırda kalmakla ilgili endişeniz olmasın, kimse uluorta gürültü yapmıyor. Araçlarınızı kamp alanına çadıra yakın yere park edebilir ve gereken tüm eşyalarınıza kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Deniz için kumsalı yok, merdivenle platformdan suya giriliyor, küçük bebekle denize girmek zor oluyor ama çocuklar rahatça girebilir. Kaş’ta dalış turizmi oldukça aktif, gelmişken sualtı dünyasını keşfetmek için dalış yapılabilir, en olmadı muhakkak şnorkel ve gözlükle yüzülebilir.

Akşam yemeği için ateş yakıp mangal tercih ediliyor, özellikle çocuklar için bulunmaz fırsat ve macera bence. Sabah kahvaltılar tesiste denize nazır yapılabileceği gibi, Kaş merkezde de pek çok farklı seçenek mevcut. Erken kalkan bebekli ve çocuklu aileler için sabah güzel bir yürüyüşün ardından, sıkı bir kahvaltı çok keyifli olacaktır. Öğlenleri ise gene ateş yakılabilir, sandviç gibi atıştırmalıklar ve meyveler ile geçiştirilebilir.

Bebekli kampçılar için: Çadırda bebeğin yatağını kendi matlarınızın arasına koyabilirsiniz. 0-6 ay arasında, çok hareketli olmadığından çadırın içinde kaybolmak gibi bir riski yoktu. Sonraki dönemlerde de hareketlense bile çadırdan çıkamaz nasılsa. Yaz sonu ve yaz başı gibi dönemlerde akşamları hafif rüzgar ya da ani fırtınalar çıkabilir, çadır gene korunaklıdır. Yağmur yağabilir, zira hava koşullarını göze almak lazım bu mevsimlerde.

Son durağımız Sundance, amaç J-fest’e katılmak. J-fest, Türkiye’nin ilk jonglörlük festivali, yaklaşık 6 senedir yapılıyor.

Gene yolumuz 3-4 saat. Sundance bol yeşillikli, hem orman, hem dere hem de denizi bir arada sunan şahane bir yer. Festival için çadır alanında kendimize zemini düz ve kalabalıktan uzak bir nokta seçtik. Bebek sesi ile etrafı rahatsız etmemek ve gece gürültüden dolayı da rahatsız olmamak adına.

*Öneri : Bebek telsizi burada hayatımızı kurtardı. Gündüz çekim alanını test ederseniz, akşam bebek uyuduktan sonra, gönül rahatlığı ile telsizi yanınıza alarak, yemeğe gidebilir ya da dolaşabilirsiniz. Kamp alanları güvenli olduğundan sorun olmayacaktır. Çok ıssız yerlerde kamp yaparken aynı rahatlık sözkonusu değil elbette.

Ayrıca, bu tip off road tatillerde kanguru ya da sling olmazsa olmaz, hayat kurtaran bir icat. Ormanda, dağda, bayırda, kumsalda her yerde oldukça kullanışlı oluyor.

Sundance’de, sabahları erken kalkıp güneşin doğuşunu deniz tarafından izleyebilirsiniz, kamp tüpünde su ısıtıp kahvenizi ve çayınızı yudumlayabilir, yürüyüşe çıkabilirsiniz. Kamp için yiyecek-içecekleri Tekirova’da bulunan marketlerden yapabilir, içeride tesisin yemeklerinden de faydalanabilirsiniz.

Not: Ayrıca boş mama kutuları harika kamp çöpü oluyor, hem kapaklı hem de minik minik çöpleri içine atarak etrafı kirletmezsiniz.

İyi tatiller…