33 saat yol bölüm 2

https://gezginbiraile.com/2016/03/28/33-saat3-bavul2-sirtcantasi1-cocuk3-araba1-tren2-ucak/

Kısa bir mecburi teknik aradan sonra merhaba, namaste 🙂

Yol maceramız Mumbaide kalmış, devamı için buyrun..

IMG_20160309_063733Uzun ve maceralı bir tren yolculuğundan sonra Mumbaiye varmış ve çocuk odasında dinlenmiştik. Doha aktarmalı Qatar airways Türkiye uçağımızın saati sabah 04:00 idi. bu ters bir saat tabi. Ben, kızım koltukta uyurken online check-inn yapmayı akıl etmiştim. Yol boyunca trende biraz kestirmiştim ama uçağa dek uyuyamayacağımı biliyordum. Hafiften kafam karışmaya başlamıştı zira çok yorgundum. Şimdi check-inn macerası ve havaalanında pasaport işleri macerası vardı sırada.

IMG_20160309_012634

online bagaj işlemi yapmasam inanılmaz bir sırada bekleyecekmişim onu farkettim ve hiç beklemeden bavullarımı hem de extra bagaj ödememenin verdiği haklı gururla keyfim yerine geldi. Bu arada kızımı zorla uyandırmış, bavul arabasının tepesine atmıştım bile. Hava yollarının bagaj kilosu sınırlandırmasına dikkat etmeniz gerekli. Eğer extra ücret ödemek istemiyorsanız yanınızda el kantarı bulundurmanız gerekli. Bazı havayolları bu konuda çok katı. Misal THY 20 kg bagaj hakkı verir ekonomi uçuşlarında. Qatar Gulf ve Emirates gibi havayolları ise 30ar kg vermekte artı 10 kg el bagajı hakkınız var.

IMG_20160309_054951

Çocuklu yolcularda da kilo durumu aynı sadece 2 yaşından sonra bilet parası ödemek zorundasınız ufak bir yüzde kesintisi ile. Çok arkadaşım soruyordu kıza da mı bilet alıyorsun diye. Tabi ne sandınız mecburen. Ayrı pasaport ayrı vize ve ayrı uçak bileti ücreti.

Bu hesapla sınırlı bütçeli gezginler için 1den fazla çocuk hayal malesef. Bu da içinde bulduğumuz düzenin cilvesi ne acıdır ki, neyse.

Bizimki sabırsız ve yorgun, uçağa binip uyumayı hayal etmekte. Bavulları kolay hallettik ama pasaport kuyruğu var bu sefer de. Pasaport memurları genellikle güleryüzlü. Bana bir değişiği denk geldi, tam pasaport işlemi yapacak amcam burnunu karıştırmaya başladı, ardından da balgam attı, evet hindistan klasiği, çıkışya da süpriiiz…

elinde damga ve pasaport pek rahattı, özleyecektim bu rahatlığı ama ben biliyordum..

Freeshopu ve yürüyen birçok banttan geçmek zorunda kaldık, kapımız gene taa çok uzakta idi, geçen seneden anımsıyorum da, çok rahat koltuklar vardı ama tabiki her zamanki gibi doluydu. Uyuyanlar bekleşenler, çoluk çocuk..Uçak tam vaktinde sorunsuz kalktı, bu da başka bir stres sebebi olabilir, geçen sene türkiyeden thailanda giderken, rötar sebebi ile bahreynden aktarmalı uçağımı kaçırmıştım. Daha çok beklemek ve yolculuğun uzun sürmesi manasına geliyor bu da. Eğer iki farklı havayolundan bilet alacaksanız, bekleme saatini rötara göre ayarlamalısınız ki biletiniz yanmasın.

Uçuş çok sallantılı geçti ama neredeyse tüm yol tüm yolcular uyudu.Gece uçuşları iyidir, herkes uyur, sessizdir ve daha kolay geçer benim için hep, aşırı yağlı kötü kokan bir kruvasandan sonra bir daha yemek yememeye karar vererek uykuya teslim oldum ben de.

IMG_20160309_061514

Doha Hamad havaalanına geldiğimizde saat aşağı yukarı 5 idi. Yani zamanda yolculuk gibi Hindistanla Doha arası 1.5 saat. Kolumdaki saat başka, telefon başka benim kafa bi dünya gene havaalanındayız. Bu sefer nefes çok neşeli çünkü burası gelirken çocuk parkı olan havaalanı. Yandık, yalnız seyahat ediyor olsam hemen bir sote bulup uyuklardım ama nerdee,  havaalanı, tüm kaosuna rağmen çok başarılı kotarılmış. Tuvaletler geniş ve tertemiz. Koltuklar rahat, her yerde şarj üniteleri internet noktaları bilgisayarlar, çalışma veya film izleme alanları var. Oldukça teknolojik. Çocuk parkları da başarılı, plastik değil metal parçalardan oluşturmuşlar. Çok cezbedici şık ve doğal durmuş.

IMG_20160309_061842.jpg

Güle oynaya parktaki çocuklara karıştı, ne acaip dedim oturdum seyredaldım gene. Kalın giyimli bir çocuk, yanında benimki çıplak ayak ve yazlık kıyafetle. Kim bilir kuzeyden geldi belki rus, japon öinli arap avrupalı pek çok farklı ırktan çocuklar neşe içinde birlikte oynuyor, koşuyor, tırmanıyor, gülüyor, cıvıl cıvıl…

 

O esnada ben de ekranlardan saati takip ediyorum ama ne mümkün sarhoş gibiyim, baktım dedim az kaldı biz anca bekleme salonuna doğru geçeriz, nasılsa gene bir ton yol yürümemiz gerekiyor. Bu arada bende bir sırt çantası ve ufak çekçek, kızımda da oyuncak çantası var. Arada oyuncaklar çıkıyor, kitaplar boyalar, atıştırmalıklar…bir ara ayakkabılar çıktı, giymedi de, dolandı durdu çıplak ayakla.

IMG_20160309_073245.jpgBu darmadağın halde gittik istanbul uçağının kapısına. Görevli demesin mi evey uçak saati ve gideceği yer doğru ama bu uçak sizinki değil, başka kapıya gideceksiniz. Çünkü araplar akın akın istanbula gelmekte ve günde kim bilir kaç taner uçak kalkmaktaydı. Hiç uçui numarama bile bakmadan leyla gibi gelmişim yanımda çocuk çıplak ayak ben aç :)))

Sonra yeni kapı için de bi 15 dakika falan yürüdük akabinde 3 dolara evian su ve 17 dolara da meyve salatası ile kiş yedikten sonra huşu içinde uçağa geçtik.

Bu arada gözlemlerim, havaalanında insan tipleri değişmekte, uçak kapınıza gidince anlıyorsunuz artık o neşe o renk ve eğlence yok, kadınlar kara kara giyinmiş, gülmüyor. Erkekler de garip garip bakıp kafasını çeviriyor, kim türk kim arap ben anlayamıyorum.

Nerde asyanın sıcaklığı o kadınların rengarenk şen halleri…öff içim daralıyor keza dohada yağmur var. Çölde ne yağmuru ? İşte onlar da şaşırmış zaten su basmış kenti.

Buralar güzel temiz falan ama çok yapay gelmiştir bana hep, doha bahreyn dubai sharjah vb yerler hep dümdüz ve yapay kentler. Tek olayları yapay çim, klimalı avmler ve kilmalı jipler. Bana sorarsanız paranın ülkesi ve içi boş bir balon . Gezmek için güzel ve değişik olabilir arap ülkeleri, gezmek her zaman güzeldir elbet.

PANO_20160309_061738

Geçen sene Bangkok uçağım bahreynden aktarmıştı. 2. uçakta yanıma bir bahreynli çok süslü bir genç otormuştu. Beyaz dar pantolon, takılar renkli bir tişort vs. Biraz sohbet etmiştik. O demişti ki sen de bu şekilde bahreyde gezebilir, domuz eti bulabilir, içki içebilirsin. Biz çok özgür bir ülkeyiz. Aslında bunu sormamıştım kendisi bunu belirtme ihtiyacı duymuştu. Sanki avrupaya özeniyoruz ama arabız, gene de moderniz bak kadınlara artık iyi davranıyoruz falan der gibi bir hali vardı, kalsındı gerek yoktu.

Kendisine Thailandda ne yapacaksın dediğimde ise, 14. gidişim eğlence ve kızlar çok güzel demişti ama alkol almıyormuş. Tamam anladım, kültürün gezmenin gezi ruhunun önemi yoktu neticede, klas bir otelde kalıp geceleri thai kızların onu eğlendirmesini istiyordu hepsi bu 🙂

Konuyu dağıttım neyse, 2. uçuşumuz tam manasıyla deliceydi. Ufak ekransız ve ağzına kadar dolu bir uçak, çok çocukla seyahat eden araplar, gürültülü ve sıkışıktı. Bizse yorgunluktan bayıldık tabiri caizse, evet evet kızımla ikimiz baygın bir halde o rahatsız dolmuş gibi koltukta bi 3 saat uyuduk, hatta daha çok.

IMG_20160309_100530.jpg

Saat kaç önemsizdi tek önemli olan adam gibi bişeyler yiyebilmek, biraz dinlenmek ve sağsalim eve varmaktı artık. Yola çıktığım yere olan özlemim, değişen iklim ve kültür farkının şok etkisi…evi ailemi ve eşimi özlememden dolayı sevinç ülkemi özlemememden dolayı hissedilen boşluk  ve tüm bavullar ile kızımla tek parça bu uçaktan inmekti derdim.

insan her koşula alışıyor, maceraysa macera, tadını çıkartmalı yolun ve anın her zaman bitti gitti işte, ne çok fazla ne de zor…olması gereken oluyor işte.

Çocukla yol yapmaktan korkmayın çekinmeyin, yanınıza yeteri kadar eşya alın fazlaya gerek yok. alışacaklar, hayat bu..

IMG_20160309_025223.jpg

Havaalanına indikten sonra en sevmediğim şey pasaport kuyruğu gene türk vatandaşı saymadıklarından bizi yabancıların arasına almaya kalktılar, neyseki türk kısmında sıra yoktu, yurda hoşgeldiniz, hiç özlememişiz.

maceraların devamı pek yakında :))