4 yaş çocuğu

Yıllar yılları kovaladı taa hamilelikten beri burada annelik ve bebekle alakalı paylaşımlarım yıllar geçtikçe azaldı, e nne oldu, çocuğum büyüdü.

11911093_10153558971619467_1386212423_n

İlk dönem gebelik, annelik, süt, suda dpğum filan çok yazdım, sonra uyku, yemek ek gıda yok bez. Tüm bunlar ilk 3 senede olup biten hadiseler, kimine göre zor kimine göre çocuk oyuncağı. Biz eşimle çocuk konusunda çok çok şanslılardanız, genetik iyi seçmişim diyorum bir de bilinçli bir doğumdu bizimki, öyle süpriz gebelik değil. Planlandı, boğa burcu olsun, doğumdan sonra hava güzel olsundu. İlk denemede hamile kaldım ben, öyle aylarca çalışmadık, tedavi medavi, doktor moktor bilmem. Zaten 28 yaşında hamile kaldım 29da doğurdum, erken ve sağlıklı güzel yaşlar. İdealdi benim için yani. Çok aşık olduk, çok aşk çocuğu oldu bizim kız.

Hamilelik süperdi, rahattı, 0 sorun, 0 stres, zaten şehirde olmamam ve işi bırakmam dolayısı ile de keyifle geçti tabiki. Doğum da aklıma koyduğum gibi sorunsuz, keşkesiz, doğal, suda ve misler gibi oldu, hayallerimin ötesindeydi. Ne lohusa kafası ne bişey olmadı, özetlemem gerekirse, bebeğimiz de hep uyuyan ilk 3 4 ay ağlamayan bir bebekti, ne ağlaması, sezi soluğu çıkmadı, hediye gibi, mucize gibi, bir şeyleri fena halde doğru yaptığıma eminim, içimden geliyor, öyle akıyor hayatta.

E ne zor olabilirdi? Uyku tamam, uyku eğitimine gerek kalmadan kendi deliksiz uyuyan bir bebek düşünün ilk aydan itibaren

Yemek tamam, e boğa burcu, biz de rahat ebeveynleriz döker saçar umrumuz değil, kendi yedi herşeyi yedi asla yemem demedi.

Erken yatan, geç kalkan, gece uyanmayan, mızıkmayan, herşeyi yiyen, kendi uyuyan, kendi oynayan, uyumlu ve sonsuz mutlu bir bebek.

E bez, kendi bıraktı, gece de sorun çıkmadı, kendi kalkar tuvalete gider yapar.

Gezilerde hiç sorun yaratmadı uyumludur, arabada uçakta uyur, arada huysuzlanmaz mı huysuzlanır tabi o da olsun  o kadar…

Paylaşır, diğer çocuklara vurmaz, ısırmaz, kendini yerlere atmaz, tepinmez, tutturmaz, çekiştirmez, yani ben yapma dediğim için değil, mizacı bu, merhametli, duygusal, samimi, dikkatli ve becerikli, biraz da naif bir karakter. Sanata müzik ve resime özellikle meraklı.

Öyle ki saatlerce resim yapabilir her ortamda, konsantrasyonu bebekliğinden beri çok yüksek, o sebepten uzun saatler yalnız oyun oynayabiliyor, güzel de oyun kurar.

Minink minik şeylerle dikkatle uğraşmaktan zevk alır.

Bir duyduğu şarkıyı unutmaz, müzik kolağı çok iyi, yüzme hele, o konuda biraz şanslı sanırım, babadan gelen dalıi geni var, e suda doğdu zaten. Yüzmeyi de kendi öğrendi dalmayı da, az teşviklerimiz oluyor, 1 kere görmesi yapabilmesi için yeterli.

Okçuluğa başlamışlar okulda, öğretmeni dedi, 1 2 kere gösterince hemen yapabiliyor, yetenekli diye. Şimdi ben bu çocuğu alıp nasıl sıradan türk ilk okuluna veririm, körelmez mi, sanatla sporla geçmeli hayatı belli ki.

Özgür ama bir o kadar da benim konstolumde olan bir çocuk, benim tarzım bu, sınırlar belli olacak kontrol edeceğim ama o sonsuz özgür olacak. Kendine zarar vermez, eline çatal bıçak makas verdiğimde daha 2 yaşındayken ay kendine bişi yapar derlerdi, kim neden kendine bıçak makas saplar doğada ? Salak değil benim çocuğum derdim, insan evladı zekidir 🙂

4 yaş güzel, ben her yaşı sevdim, 1 çanta modundaydı kıoyarsın durur, koyarsın uyur, misal çadır tatillerimizde çok rahattı. Puf böreği gibi taşırdık

2 eğlenceli, hayatta da 2 yaş sendromuna inanmadım, insan inanmazsa da yaşamaz, özgür ve doğal büyüyen insanlarda olacağını sanmıyorum bu tezimi de kanıtladım kendi kendime. Kendi işini kendi yapabiken çocuklar mızıkmaz, kendi uyur kendi yer…

3 daha da lokumdu artık konuşan herşeyi ifade eden, kendi giyinebilen, yiyen, uyuyan, odasını toplayan, çok daha acaip oyunlar kuran, uzun süreler oynayan, becerikli daha dengeli, bezsiz ve okula giden bir insan evladı…

Okulda tabiki sorun yaşamadık çünkü okulumuz muhteşem, abartmıyorum tükiyenin en iyi okuludur zaten 5 sene önce belliydi çocuğum olursa buraya gidecek, net. E 1 yaşında oyun grubu ile tanıştığından mekana adaptasyon çok kolay oldu, bıraktım çıktım, öyle okul okul gezip de mıkı mık sorular sorup okul arayacak bir tip değilim. Zaten kızımı da tanımadığım bir yere hoop diye bırakıp da adapte olmasını bekleyemem, gerçi hoş hindistabdaki okuluna alışması da 1 saat sürdü, kendi istedi kendi gitti. Uyumlu ve şaşırtıcı idi benim için. Bu sene de umarım öyle olsun.

Ne okuldaki öğretmene bir soru sordum ne bir sorun yaşadım 1 seneyi geçti okula başlayalı. Okulumuz yazın da açık, eğlenceli, standart olmayan bir yer. Doğal ve çok neşeli, çok takdir ediyorum, sonsuz güveniyorum. Bir sorun olur ise onlar bana gelir zaten.

Artık yaş geliyor 4.5 a inanamıyorum, minik bebeğim nasıl da büyüdü

nasıl başlarsa öyle gidiyor, uyumsuz insanlar ve uyumlu insanlar var dünyada iyiler kötüler, bu biraz da yaradılıştan geliyor bana kalırsa, dış etkenlerden önce. Bazı çocuk kötülük yapar, bile isteye arıza çıkartır, eminim bu tipler büyüdüklerinde arkadan kuyu kazan kötülükle beslenen tiplerden olur. ne yazıkki 😦

Her insan farklı elbet ama düzeltilebilir yanlarımız da var öğreneceğimiz çok şey de.

Çocuk olmak güzel, anı yaşıyor çocuklar, aileler ne yapıyorsa yapıyor, kısıtlamak, aşırı evham, hijyen takıntısı, çocuğu yalnız ve rahat bırakmamak sonucu, şehir hayatı, betonlara hapsolma, doğadan kopma, toprağa basmama, çamurla kumla denizle suyla ateşle yani elementlerle oynayamama neticesinde tepkiler geliştiriyorlar.

Bunların adı da 2 yaş sendromu, 3 yaş zırıltısı, 4 yaş bilmemnesi oluyor, ergenlik de anne babaya tepki olarak gelişen bir olaymış, biliyor muydunuz 🙂

Biz rahat olalım gerisi boş

hayat kısa yaşa doya doya 🙂