Kreş notları – 2. hafta

Ooooh…evet pek güzel oldu şimdi, insan rahata da ne çabuk alışıyor, çocuklu hayat güzeldi evet, her yere birlikte gidip, eğleniyorduk, kah sinirleniyor kah gülüyorduk, arada kavga da ediyorduk o ayrı, ilişkilerin tuzu biberi ama muhakkak ki normal bir çocuğum var neyse ki, öyle arıza çocuklar gibi değil, her zaman altını çiziyorum, melek bebek işte büyüyünce canavara dönüşecek hali yoktu.

Kreşin en güzel olayı neymiş ? Kahvaltı hazırlamamak mış dostlerım. Gerçekten, hafif tembel bir insanım, yemek yazarı olduğuma bakmayın, yemeyi içmeyi ve hatta pişirmeyi çok severim ama keyfimle kahyası ne zaman isterse. Tipik koç insanı, hafif bencil, hep bana hep bana’cı, bazen de yan gel yat’çı. En güzel yemek başkasının yaptığı yemek ya da dışarda yenen ayrıca.

Evlilik hayatında olmazsa olmaz şe, çiftlerin her ikisinin de yemek yapabiliyor olması. Asla yemek yapmayan, yapamayan bir erkekle evlenemezmişim, evlensem de o iş yaşmış. Hele anne baba olduktan sonra. Her gün yemek yapmadığım doğru, eşim kışın evdeyken kahvaltıyı hazırladığı da doğru. Ne saçımı süpürge edebilecek yapıdayım ne de kendimden ve zamanımdan ödün verecek. Ben de böyleyim, lakin normal ev annelerinin yarısı kadar bile ev işi yapmadığım halde, gene de kreşe başladıktan sonra kızım, kahvaltı hiç hazırlamıyor olmayı çok sevdim, üstüne öğlen yemeğini de koyun, ohhh işte. Eğer iştahlı bir çocuğunuz var ise, kreşe başladıktan sonra evdeki yemek tüketiminin nasıl da azaldığına şahit olacaksınız. Misal ben yumurta yemem, süt de içmem, kızımsa günde bazen 2 yumurta yerdi, muhakkak kahvaltıda, bal, yumurta, tereyağ, ekmek, salatalık, domates, ceviz filan olacak, e günde 3-5 adet de meyve yer. Hesaplayın sabahı öğleni arayı 3 yaşında çocuklar sıksık acıkır ve dünyaları yiyebilirler.

Şimdi bakıyorum dolapta yumurtalar azalmıyor, ne yapacağım ben bunlarla. Kişisel olarak dışarda kahvaltı etmeyi seviyorum, evde mıncık mıncık uğraşamam canım istemezse, hele de tek başınaysanız, yok o sofrayı hazırlayamam, artık kahvaltı, o da evde isek, haftasonları hazırlanan bir şey. Su çay içip, meyve ile geçiştirebilirim veya simit peynir. Çocukları okula bıraktıktan sonra muhakkak spontane kahvaltılar oluyor arkadaşlar ile zaten orda burda, hava çok sıcak, deniz kenarında vakit geçirmek, serin bir şeyler içip, kitap okumak da çocuğunuz okula başladığında ayrı bir keyif.

Bizim plaj aksiyonlarımız da çok sıkıntılı olmaz kızımla, alıp başını çok uzaklaşmaz ama takip etmeliyim, kitap okumam onunla kumsaldayken, güneşlenebilmişimdir ama her zaman veya rahatlıkla yüzebilir, dinlenebilirm, hani tatile çıktık çocukla burnumdan geldi güneşlenemedim, yüzemedim diyenler var ya, yok onlar farklı, değişik anneler onlar, uzaylılar, çocuk öyle ayakbağı bir şey değil.

Evet, yemek yapmamak ve yalnız kalmak güzel, her gün bunu tekrarlamak da güzel, gereken işlerimi halledebiliyor olmak hızlı bir şekilde, o da güzel, bu esnada çocuğunuzun çok mutlu olduğunu bilmekse süper. Öğlen almaya gittiğimde, neden geldin diyebiliyor, yemeklerini hala tamamen süpürüyor, almaya gittiğimde, kocaman bir göbekle karşılıyor beni. Biraz da oynamak istiyor, çıkamıyoruz. Okul güzel ve rahat, çocuklar mutlu ve dışarda hep. Kirli ve aktifler.

Yazın açık, karne yok, en çok sevdiğim bu oldu, karne ne be ? bacak kadar çocukları daha ilk yıllardan mı yarışatı yapma sevdası, neyseki yılsonu gösteri-şi de yok, anasınıfının var ama onu diğer okullardan farklı tutuyorum, zaten ben bizim kreşi fazla üstte buluyorum türkiye standartlarında, yani diğer okullarda olan çok şey yok, olması gereken her şey var. Okul gibi değil eğlence yeri diye görüyorum ve hissediyorum.  Yapay ya da steril olmaması da en büyük artı, şimdilik herşey yolunda.

Mutfak alışverişimizde olan hatırısayılır azalma da dikkatimden kaçmadı. 3 güzel yaş, 4e kadar yolu var okul işi için, eğer çevrenizde bu tip özgür okullar yoksa kreşe yollamayın, ben yollamazdım başka bir okula sanırım, bulabiliyorsanız waldorf okulu yoksa hiç.