Kreş günlüğü – ilk hafta

Resmen okullu oldu Mimi 🙂 doğdu doğacak, yürüdü, koştu, konuştu derken, bir birey oldu kendibaşına resmen. Çok seviyorum bu halini ama üzülüyorum da, o kadar tatlı ki, o kadar güzel bir şey ki bu, dünyaları verseler değişmem. Canımın içisin.

Kreş, bizim için zor oldu diyemem, gittiği kreş yaklaşım olarak bizim tüm beklentilerimizi karşılıyor, mesela bazı yerlerde duyuyorum ilk günler anneler bekliyormuş filan, bizimkide okulda anne kalmıyor, bence doğrusu da bu. Alıştırma sürecinde ise belki de birkaç ay anne çocukla gelip gidiyor elbet, oyun grubu tadında. Çocuklu hayatta şunu aklınızdan çıkartmayın, hiç bir şey 1 günde olmayacak, olmaz da.

Mesela çocuğunuzu 1 günde memeden kesemezsiniz, sürekli sallayarak uyuttuğunuz çocuğunuza 1 günde hadi sen kendi yatağında yat diyemezsiniz. Veya sürekli püre ile kaşıkkaşık ağzına beslediğiniz 2 yaşında çocuğunuza -böyle bişey var mı bilmiyorum atıyorum- hadi şimdi kendin ye diyemezsiniz. Aynı şekilde bezi bırakırken, o güne dek hiç anlatmadan etmeden, lazımlıkla tanıştırmadan, 1 günde bezi çıkarttım hadi çişini tuvalete yap diyemezsiniz. Büyük haksızlık. Bunlar süreçtir bence de doğrusu her süreci yavaş yavaş yaşamaktır. Biz doğumdan beri kendi yatağa bırakıp odadan çıkarak uyumaya alıştırdık, uyani ilk günden kendi kendine uyudu, hep kendi yedi, bezi ise 1 yıllık bir anlatma süreciyle hemen kolay bıraktık -2 yaşındayken- Kreş de aynen, 9 aylıkken oyun grubuna başladı, 1.5 yaşında da gittiği okulun oyun grubuna devam etti. Çok severek gitti, hep çocukları ve kreşi sevdi, hep oynadı, hastalık yaşamadık, ama kreş farklıymış diyorlar, her gün orada olacak ve ben yanında olmayacağım, bunu da bayadır anlatıyorum, zaten arkadaşları hep aynı sınıfta, hepsini tanıyor, doğumgünleri, deniz, gezme, sinema aktiviteleri yapıyoruz. Bu da büyük avantaj.

Herhalde hiç gitmediği bir okula, hiç tanımadığı insanların arasına hop diye bırakamaz, bırakmazdım, bu konuda da şanslıyız, ufak yerdeyiz ve bu kadar güzel bir okul var, sahibi yabancı, bunun da etkisi büyük, 10 yılı geçkin süredir hizmet veriyor, oraya giden hep memnun, açıkçası çok sorgulamıyorum, gördüklerim bana yetti, kızım mutlu, ben mutlu.

Bunun dışında hiç bir sorum olmadı, doktora da gidip soru sormam okulda da aynen devam, bir sorun olursa onlar gerekeni yapar ve bana haber verir diye düşünüyorum. Şimdilik herşey yolunda, arada yokluyor, neden gidiyorum, neden her gün, ben seni özlerim, ben seni özledim, bugün ağladım dedi bir kere, seni özledim dedi, haklı, bunların hep doğal olduğunu, özlemenin de bir duygu olduğunu anlatıyorum ve seviniyorum, duygularını çok güzel dile getirebiliyor. Ağlayabilir, dönem dönem gitmek istemeyebilir, katı olmayacağım, yarım gün olarak 1 sene kadar devam etmesini düşünüyorum, sonra tam gün ister ise belki, diyorum.

Şimdilik yolunda herşey, kahvaltı ve öğlen yemekleri orada yeniyor artık, bu benim için şahane, adeta havalandım, zaten rahat bir anne idim ama şimdi kendime düzenli olarak her gün boş zaman kalıyor, henüz çok yeni tabiki, yaz dönemi olması da avantaj, yapacak çok şey var hava da  güzel. Çok sorulan soru, çalışmayı düşünmüyorum çünkü bütün gün kreşte olmasını istemiyorum ve bir bakıcı tutup yarım günü bir yabancıyla geçirmesini hoş karşılamıyorum, ilerde evet kendi işim olacaktır elbette ama mesai işi şu an uzak görünüyor,ü uzun saatler ayrı kalmak istemiyorum. Şok, o kadar rahat gece bırakan, çocuksuz tatile çıkan kaın neler de diyor…Ne biliyor musunuz, bebekken anlamadım, anne kafası bana çok geç geldi, çok sorunsuz ve kolay bir bebekti, poşet gibi, ağlamaz etmez, hep uyur, anlamamışım, şimdi artık 3 harika bir yaş, bana arkadaş, yoldaş adeta, okuldan alıp da denize gitmeyi iple çekiyorum hatta, özlüyorum onu, çünkü çok komik, herşeyi çok komik ve bana hiç bir yükü yok, hani bazı anneler aman başlasın da kurtulayım yeter der ya, ben öyle diyemem, tamtersi, daha güzel daha eğlenceli şey çok az var şu hayatta, şaf sevgi, saf eğlence, çok naif, ve bir daha bu yaşta olmayacak, çok hızlı büyüyorlar bu bir gerçek, onun büyümesini kaçırmak istemem.

Çok yoğun oluyor, okuldan çıkınca hep bir kumsal aktivitesi üstüne bolbol yemek, okulde yemek işi şahane, menümüz bakliyat ve sebze ağırlıklı, cacık, salata, çorba ve meyve de var, hepsini severek yiyor ve bitiriyormuş, bezelye, enginar, nohut, fasulye, kabak, makarna, pilav, bulgur…karpuz…sabah kahvaltıları da iyi, zaten bu yaşta çocuk aç kalmaz, illa ki acıkınca yemek ister ve bulur. Okulda kendi dolabı var, çanta ve yedek kıyafetlerini koyuyoruz. Programları güzel, haftanın her günü bir şey var, bale, dans, müzik, drama, resim…Bazı günler at çiftliğinde ata binme gibi.

Bol bol da bahçe keyfi, kışın da aynen, soğuktan, açık havadan ve yağmurdan korkmuyoruz :)))

Bazı çocuklar ilk günler uyum sorunu yaşarken, bazıları ilerleyen haftalarda sorun yaşayabilir ve hatta aylar sonra istemem gibi dönemler olabilirmiş. Hepsi de normal tepkiler, kendimden de anımsıyorum, en önemlisi harika bir okulda, içim rahat. İlkokul kısmını düşünmüyorum, umuyorum yurtdışında okuyacak, yoksa bu gibi okulları türkiyede bulmak oldukça zor artık.

Kreş hayatı güzel, yaşı ne erken ne geç, ortam da bizim standardımızda oldukça iyi ve beklentileri karşılıyor, teşekkürler.