Detaylar ve öğrenme – 3 yaş

Kızım, her zaman bizi şaşırtıyor, her zaman çok farklı bir çocuk oldu. Zaten her çocuk farklıdır. Asla birbirinin aynısı bir nesil düşünemiyorum, bizden beklenenin aksine, sürüden ayrı ve hatta toplum normlarından uzak, farklı bir şekilde yaşamak ve yaşatmak mümkün. Birbirinin aynısı basmakalıp insanlar ve hayatlar ne kadar da sıkıcı. Benim hayat felsefem farklı olmak idi, içten gelir, kızıma da bunu öğretiyorum, en nihayetinde benim çocuğum. Sıradan olmamalı, olamaz ki zaten, her bireyin farklı muhteşem özellikleri vardır, muhakkak sanatın bir dalıyla ilgilenir her insan, hayatının bir evresinde, ilgilenmelidir. Hayatın kaynağıdır, ruhun gıdası derler ya. Farklı olmalı, bir şeyler fark yaratmalı.

Aynı olmak çok sıkıcı.

10371419_784564974917327_1822037607296825555_n

Bizim kızın detaycı bir yönü olduğunu keşverrim taaa ne zaman. Aşağı yukarı 2-2.5 yaşlarında bebekliğine dair anılar anlatmaya başladı. Bazen şaşırdım, bazen dinledim, bazen insanlara sordum, çocuklar, bebekliklerine ait bu kadar ince detay anımsar mı diye, aldığım yanıtların çoğu yoo böyle bişi duymadım olurken, birkaçı da evet detaycı olabilir, görsel hafızası iyi veya detaycı yapısı dendi. Mümkündür, her an değişiyorlar, her an yeni bir şeyler çıkıyor.

Bir gün anne demişti benim mikili bir gözlüğüm vardı ne oldu ona hani pembe puantiyeli. Puantiyeli mi ? evet anne puantiye. Hiç bu kelimeyi kullandığımı anımsamıyorum, karşımda 2 yaşında bir yerelması var sonuçta, yahu bastın ve üstüne kırdın ama 1 yaşındaydın kızım. Ben küçükken üstüne bastım ve kırdım, bitane daha alalım ondan dedi. Neyse zaman geçti, pembe yatağım nerde onu ne yaptınız ben onu istiyorum, kızım ne pembe yatağı, küçükken yatıyordum. Evet ilk yıllar yattığı parkyatak, pembe idi. Haklısın ama o sana küçüldü tatlım.

Böyle onlarca detaylı örnek var, genellikle objeler ve renkleri ile ilgili ama bugün çok şaşırdığım bir şey oldu, gerçekten çok çok bebekken, belki dişi bile yokkenki dönemden bir detay sordu bana. Arabada gidiyoruz, anne, bizim mutfakta kuşlar asılıydı. Ne kuşu canım ? Hani şimdi benim odamdalar, mor, haa evet mutfakta mıydı !!! Mutfakta değildi kızım odanda ya…Yok anne ben bebekken, musluğun arkasındaki duvardaydı o kuşlar neden çıkarttın ?

Şok…nasıl ya ?

O kadar uzun zaman oldu ki varlığını unuttum. Musluğun arkasındaki mor kuş, duvarda asılı olan, sen doğduğunda oradaydı sonra odana astım yani, daha neler…Hadi bakalım. Demek bu yaş böyle, eskiyi anımsama yaşı diyorum artık. Ayakkabılarını, kıyafetlerini, yatağını, benim eşyalarımı, sokakları, daha pek çok detayı soruyor ve hatırlıyor, ben unutkanımdır, bana hatırlatıyor çünkü alakam yok, unutmuşum gitmiş. Demekki çocuklar konuşamadığı dönemlerde biriktiriyor, sonra da çaat diye suratına vuruyor ebeveyninin, adeta hesap soruyor.

Meraklılarına 1 aylık çocuksuz tatil detaylarını da yazayım : Anne, siz beni bırakıp gittiniz ya hindistana, yok kızım taylanda gittik biz, neyse işte yakın zaten, taylanda…evet ? neden beni götürmediniz ?

cevap yok tısss, çünkü evladım babanla aşk tazeledik alemlere aktık diyemem -şimdilik- seneye seni de götürücem merak etme diye geçiştirir anne. Çocuk sorar, hindistana gidelim. Tamam kızım gideceğiz. Çocuk ekler : anne ben ganesh’e gitmek istiyorum.

Ganesh…gideceğiz, seni ona ulaştırmak benim görevim sanıyorum.

Öğrenme olayı ise çok karmaşık, bugüne dek hadi renkleri öğreteyim sayıları öğreteyim gibi bir çalışmam asla olmadı, bilakis çocuklara birşeyler öğretilmesine de çok karşıyım. İşim olmaz, lakin doğal akışında öğreniyorlarmış bunu anladım. Geçen sinemada oturduğumuz koltuğun rakamını okudu, dumur, öğretmedim. Bana alfabeyi yaz diye tutturuyor, yazsan dert, yazmasan, e hadi ben de yazdım, baka baka hepsini yazabiliyor, gene dumur. Yahu 1 metrelik 3 yaşında bir çocuk bu, napıcam ben bunla yani, tamam evet bu yaşta çok meraklı oluyorlarmış, kimi diyor çocuğum 100e kadar sayıyor, sonra da geri sayıyor, ben yanında sayı bile saymadım ki sonra bana gelip sayıyor ama bilmemkaça kadar, nasıl, direk duyarak öğrenmesi daha iyi, ezbere değil, yaşayarak öğrenmiş belli ki.

Bakalım şaşırtmaya devam, tarihe not olsun bunlar, bakalım bizi neler bekliyor.