Bir devrin sonu, diğerinin başlangıcı

Kızım, benim tatlı, güzel kızım. 3 yıldır beraberiz, tamamen kişisel tercihim sonucunda şehirden uzak ama şehirdeki imkanlara sahip, özgür ve doğal -olabildiğince- büyütmeye çalıştım seni, pek çok anne gibi hatalar yaptım diyemiyorum çünkü bizim doğrularımız çerçevesinde kendimi dahi şaşırtacak biçimde iyi geçirdik bu 3 yılı. Bunda senin zekan, becerin ve karakterin de etkili. Huysuz ve sıkıntılı olmaman, uyumlu ve sosyal olman, iştahlı ve güzel  uyuman, kavgacı olmaman, merhametli olman gibi pozitif yönlerinin etkisi büyük. Her çocuk kadar inatçı ve hareketlisin lakin, o da olacak, çocuk dediğin merak eder keşveder ve yerinde durmaz arada da arızalanacak.

Diğer yandan anne baba olarak kendimize de pay biçiyoruz, bazen yeri geldiğinde çok doğru yollara başvurmuş, doğru kararlar alarak yetiştirmişiz seni diye düşünüyoruz-şimdilik- Hiç bir şey mükemmel değildir, bunun asla peşinde değiliz zaten, olanı olduğu gibi kabullenmek büyük bir erdemdir, ben seni başından beri olduğun gibi kabullenmeye razıydım, yemesen de uyumasan da senden şikayet edecek, insanlara negatif yanlarını anlatacak, dert yanacak değildim asla, zaten annenin rahatlığı çocuğa geçer-miş-

73862-I-Want-A-Happy-Life

Annelik zor diyemem, kolay da diyemem, harika bir his, iyiki anne olmuşum, yaşım da tam yerindeymiş, ne daha genç ve sorumsuz, ne daha yaşlı ve enerjisiz, tam ideal yaş aralığında anne olduğuma inanıyorum -buradan sanılmasın ki gençler hep enerjik, yaşı benden çok büyük çok enerjik insanlar da var- ve belki de bir gün kardeş bile yaparım, bunun için başka planlarımın hayata geçmesi gerek öncelikle. Asla yapamam, çok zordu, birdaha uğraşamam diyemiyorum, hayır bence bebeklik kolaydı, çocukluksa büyük keyif, fakat sanıyorum büyüdükçe daha zor bu çocuk işi aslında. Çalışmak zorunda olmamak, şehirde olmamak da bunu kolaylaştırdı elbette. Lakin sırf bu değil, malesef türkiyede yaşadığımız için 2. 3. çocuklara yeşil ışık yakamıyorum, yollayacak okul bile çok az ve biliyorsunuz gidişat iyi değil. Dünya ve sistem olarak iyi bir durumda değiliz, hava pis ve kirli, mevsimler değişti, haziran gelmiş hala fırtına, geceleri çamur yağmurları yağıyor, belki de buzul çağı geliyor ciddi ciddi ve bir anda olacak herşey. Bazıları için güç para demek, ama para da kurtarmayacak gün gelecek bizleri.

Herneyse 🙂 birincil sorunum değil, önceliği her zaman ‘ben’ olan bir insanım, çocukla da değişmedi, önce ben, sonra diğerleri, ben istediğimi yapıp mutlu olursam, etrafımdakiler de mutlu olur. Önce çocuğum diyemem, kendinden öne çocuğunu koymak beraberinde depresyon, sıkıntı, sinir, stres getirebilir, çocuk odaklı hayatlar her zaman hüsranla sonuçlanıyor veya psikiatr ile sonlanıyor, bir kavanoz ilaç hababam yut, nereye kadar bedene kimyasal madde ? İnsanların dengeleri daha da bozuluyor, ilaca bağımlı oluyor ve bedenleri gerekli hormonları da üretemediklerinden ileriki yıllarda büyük sıkıntılar oluşuyor, çağın hastalığı 😦

Lakin çocuk gerçekten hayatın neşe kaynağı, hayatın anlamı, tam manasıyla buna konsantre olabilirseniz, mutsuz olmak için hiç bir sebep olmadığını göreceksiniz, evladınız yanınızda, günler onlarla çok daha neşeli ve keyifli. Bazen yalnız kalmaya da ihtiyaç var bunu asla değiştirmek istemem, yeni anneler bile ister 3 günlük ister 3 yıllık anne olun, yalnız vakit ayırmazsanız zor olabilir herşey.

3 yaşında kreşe yollamayı düşünüyordum kızımı, evet bence hazırdı çünkü 2 yaşından beri konuşuyor ve bezsiz idi -kreş bezli almıyor- 9. aydan beri oyun grubunda, 2 yıla yakındır da kreşinin oyun grubunda genellikle düzenli olarak. Sosyal, neşeli ve çok arkadaşı olan bir çocuk. Lakin 3 yaş bir dönüm noktası, benim çocukluğuma ait en net anılarım en güzel anlarım 3 yaşımda başlar, Ben de 3 yaşımda kreşe gitmişim, çok eğlendim ve çok güzel anımsıyorum, tek bir fark, annem çalıştığı için tam gün kalıyordum mecbur, e haliyle sabah da erkenden gidiyordum.

Ben, çocuklu kadının çalışamayacağına inanıyorum, malesef, çalışsa süper olur, kendi ayaklarının üstünde durabilmek filan ıvır kıvır iyi de, çocuk okula gidecek, sabahın köründe uyanmak zorunda değil, uyku önemlidir, öğlen çıkacak, akşam mesaiye gider gibi işe gider gibi çgeç çıkmak zorunda da kalmamalı, yazık, çocuk o daha. Eve geldiğinde çok klasik olacak ama anne karşılamalı, hatta kek kojusu diye duygusala da bağlanabiliriz. Şu anki durumumuzda, annemin okuldan alması gibi bir durum sözkonusu olamıyor çünkü uzak mesafeler, ben istanbulda büyüdüğümden, kızımın ufak bir yerde kendi kişisel tatminim -illa çalışacağım demek gibi- için yokkarda sürünmesini istemiyorum. Şimdilik yarım gün kreşe başladı. Tüm arkadaşlarını taıyor diyebilirim, grubumuzun güzel anneleri ve çocukları ile sık sık doğumgünlerinde özellikle bir araya geldik son dönemde, bu çok büyük bir avantaj. Okul bildiği yer çünkü 2 seneye yakın oyun grubundaydık. Şimdi okulun ilk günü ne yaptık : baybay dedim ve çıkıp gittim, hepsi bu. Sorun yok. Ağlayabilir, ilerde gitmek istemiyorum diyebilir, annemi özledim diyebilir…Bunları ben de çok yaptım, empati yaparsam hak veriyorum, ama diğer yandan ihtiyacı var, tam bize göre gözüm arkada kalmadan yolladığım, harika bir yer, içim rahat. İtiraf edeyim bu okul olmasa belki yollamazdım, gezdiğim diğer örnekler malesef kötü, çok kötüydü.

Tek beklentim, mutlu ve özgür olsun, arkadaşlarıyla çocuk gibi oynasın, çocukluğunu yaşasın.

Yemekleri de güzel, sabah kahvaltısı klasik, omlet, peynir, bal, ekmek, tereyağ, salatalık, domates, zeytin, simit vs…Öğlen ise dün kurufasulye pilav vardı, bugünse bezelyeli enginar çorba ve yoğurt. Bayıldım, hepsini de götürüyor, şimdi tabi olay farklı, acıkıyor, yoruluyor, hep birlikte masaya oturuluyor, en yemeyen çocuklar bile sanırım kreşte löplöp yiyor. Yemek konusunda şüphem yok, açsa bulur, yer, affetmez. Sebzelerle de arası iyi, etle arası bozuldu, o da çok iyi, etler et değil, hele tavuklar…kötü bir dünyadayız artık. Ceviz peynir yoğurt meyve sebze tahıl bakliyat yesin daha ne isterim.

Şimdilik kreş günlüğümüzde herşey tıkırında, daha ilk hafta. Önümüz yaz, okul sakin olacak, ana sınıfı mezun olacak mesela, bunun dışında zaten yazlık yerdeyiz, yazın herkesin en yoğun olduğu dönem, çalışanların en çok çalıştığı zaman, okullar da aktif elbette. sabah 08:30-13:30 arası ama sanırım biz 9-9.5 gibi gideceğiz, çünkü erken kalkamama sorunumuz var, belki daha erken yatarak bunu ortadan kaldırırız bilmiyorum zaten 8.5ta yatar, e çocuk dediğin 8de uyumalı derler, okul zamanı demek böyle oluyormuş.

Çok mutluyum, eminim kızım da çok mutlu bu durumdan, bir dönem böyle bitti, artık özgürleşme, birey olma zamanı. Büyüdün, güzel kızım, seni çok seviyorum. Çok.