ekim gelmiş hoş gelmiş…

IMG_20131002_074327

Eylül nasıl bitti, koskocaman yaz nasıl geçti…

Neyseki güneyde yaşıyoruz, nisandan ekim sonuna dek yüzüyoruz, bu çok güzel bir his, gök gri olmuyor, yağmur yağsa bile, dindiği an hava açıyor, vadide yağmurdan sonra kumlar dümdüz, deniz mis gibi oluyor, yağmurda denize girmekse bambaşka…

Yağmur sonrası kokusu, bundan 7 yıl önce İstanbulu terk ettiğimde beni büyülemişti, şehirde böyle bir koku yok. Hiç tanıdık değildi ama bir o kadar da tanıdıktı. Toprak mis, otlar yemyeşil. Vadinin yarısı gölge yarısı güneş hep artık, gölge olan taraf daha serin, güneş olan tarafsa sıcak.

IMG_20131005_141232

Fırtına ve yağmurun ertesi günü, çadırları ve eşyaları ıslananlar gündüz güneşten faydalanarak kururlar. Biz de öyle yaptık, çadırımız su almasa da, nemliydi herşey.

Sabah, erkenden uyanarak daha vadiye doğmamış güneşin, yağmur ertesi sessizliğinin, mis gibi kokunun tadını çıartarak yürüyüş yaptım, ANIN TADINI ÇIKARTMAK, tüm budistlerin yaptığı gibi, tam olarak yaptığın şeye konsantre olmak, insana farklı bir huzur ve mutluluk katıyor.

O an oradasın, gelecek yok, geçmiş yok, sadece ben sessizlik ve doğanın sesi, dinledim, dağlara, göğe, toprağa ve denize baktım, minnetle doldum, bu hayattın bana bu kadar bonkör ve süprizlerle dolu olduğu için.

Seni çok seviyorum Gaia, seni çok seviyorum vadi, seni çok seviyorum aşkım, bana bu muhteşem 2 insanı verdiğin için…

İşte ekim hafif serin bir yağmurla geldi ılık ılık, şehirden kaostan uzak.

Kokuyu doyasıya içime çekiyorum, geri kalan her şey boş, tek gerçeklik var : TOPRAK ANA.