2.5 yaşa doğru

Kızımız artık 2.5 yaşa çok az kaldı, 2 yaşı sakin ve güzel atlatmak için benim anahtarım şu oldu : ÇOCUĞUN HER ŞEYİ 2 YAŞINA DEK KENDİ YAPMAYI ÖĞRENMİŞ OLMASI GEREK. Teorime göre, yeni nesil annelerin dilinden düşmeyen 2 yaş sendromu da yaşanmayacak, yaşansa bile siz hissetmeyeceksiniz. bu dönem aslında sendrom değil BEN dönemi ve ne kadar kendisi yapabilir ise o kadar mutlu olacak çocuklar, tabii aileleri de…

  • Çocuk kendi yemek yemeyi, kaşık çatal ve bıçak kullanmayı bilmeli
  • kendi merdivenlerden inip çıkabilmeli
  • kendi uyuyor olmalı
  • oyuncakları vs kendi boyuna uygun yerleşmiş olmalı
  • tuvaletini kendi yapabilmeli
  • konuşabilmeli
  • kendi yemeğini yapması için yardımla da olsa girişimde bulunmalı
  • kendi makas kullanabilmeli : bu inanılmaz güzel oyalıyor da aynı zamanda
  • kendi giyinebilmeli
  • kendi kararlarını alarak sonuçlarına katlanabilmeli
  • kendi sınırlarını bilmeli ve belirlemeli
  • sorumluluk bile alabilmeli
  • kendi tabağını çatalını kendi masasına götürüp yemeli, bitince kaldırmalı

liste uzar gider, çok kişisel bir dönem bu 2 yaş dönemi. Mottosu : BEN ve KENDİM. Benim için de hayat ben ve kendimden ibaret, ben de kendi kararlarımı alarak saygı gösterilsin isterim. Kızımı anlıyorum, empati mi denir, neyse, evet onu anlıyorum, biliyorum, kabul ediyorum, kendi kendine istediklerini yapmasına izin veriyorum. Ne yerlerde tepinme ne de ağlama, evet bazen daha inatçı günler yaşadık dönemsel, ay dönümlerine denk gelir, genellikle dolunaydadır. Ay dişildir, her kadın aya göre zaten iniş çıkış yaşar bunun, kızımın 2 yaşında olması ile bir alakası yok.

Öte yandan doğumundan beri sabit düzeni hiç bir şartta bozulmadı, ben buna asla müsade etmedim. Kendi oyun kurup oynayabilmesi bence güvenini artırdı, kendi alet kullanbilmesi, kesip biçmesi, kum ve toprakla olan aşırı samimiyeti, kaşık çatal bıçakla normal bizim gibi yiyebilmesi de onun şevkini artırdı. Bu da bence gelişim basamaklarını sakin tırmanmasına sebep oldu, bunların hiç birisi tesadüf değildi, bilinçli blerek isteyerek yaptım bunu.

Şimdi geriye dönüp baktığımda, küçük bebekli anneler için bunları tavsiye edebiliyorum. Her çocuğun gene inatçı dönemleri ve günleri muhakkak olacaktır ama biz o sendrom başlığı altında olması gereken dönemleri geçtik sanırım, 1.5 yaş ila 3 yaş arası deniyor. Benliğini farketmeye başlayan bir çocuğa dikte edemezsiniz, kendisi yapması için fırsat vermezseniz, hırçınlaşır.

Kapı çalınca açmak bile keyif veriyor ona, sorumluluk vermekten asla kaçınmayın, genellikle kızım yere süt vs su döker ve mutfakta onun bezleri, ulaşabileceği yerdedir, bezini alıp temizler, bu onu çok mutlu ediyor. Kendi döktü oynadı, kendi sildi temizledi, o bir birey ve kendikendine yetebilir.

Aynı şekilde ben korkumuyorum eline bıçak verdiğimde domates kesmesinden, ya da tereyağı bıçakla alıp ekmeğe sürmesinden. O bunu yapmak isterken ayyy yapma diye bıçağı elinden alsam muhtemelen bişr kriz başlatmış olurum. Ben bu krizi yaşamaktansa, riski alarak bıçak kullanmasına izin veriyorumç Muhtemel çıkacak krizi de yaşamadık, risk olan kesme olayını da yaşamadık açıkçası.

Giyinmek de öyle, şifonyerin alt raflarında elbiseleri var, istediğini giyebilir. Giyinmek bizde hiç sorun olmadı yani onu giymem bunu giymem durumu henüz olmadı ama kendisi isterse seçip giyiyor uyandığında.

Uyku ise biraz şans biraz bizim tutumumuz, direnmiyor, bazen uyumicam diyor ama kolay ikna oluyor, hava kararınca tüm canlılar heyvanlar ve doğa uyur. Çocuklar büyüdükçe, parmaklıuklı yataklarda da yatmıyorsa direnme hikayeleri duyuyoruz, belki uykuyu sevmesi ve sadece yatakta uyumayı bilmesi etkilidir.

Dışarda da eskisi kadar tehlikeli görmüyorum ama öel tutmak istemediği anlar oluyor elbette. Yaz olduğu için dışarda rahatız, kışın da büyümüş olacak ve okula başlayacak, aslında şunun şurasında 2.5-3 sene evde başbaşaydık ve ben bu süreden çok fazla keyif aldım.

Kendime de ona da çok vakit kaldı, vakit bulamadığım bir şey olmadı, gelişimine birebir tanıklık ettim ve iyiki başkasına bırakmadım, o zaman belki huyu suyu böyle olmayacaktı, bir de babası ile aynı paralel düşünüyor ve aynı fikirde olmamız, yani tutarlı olmamız da etkendir. Çok kasmadan neyse o olmalı aileler. Çok da üstüne düşmemeli.

Yalnız bırakmak, yalnız kalmasını, yalnız oynamasını sağlamak büyük önem taşıyor

Bezsiz olması da kendi işini kendi hallettiği için onu mutlu ediyor, görüyorum.

Bazen bakkala gidiyorum ve evde onu yalnız bırakıyorum, yani ben sana güveniyorum diyorum, kesinlikle anlıyor.

İpleri çocuğa vermekten çekinmemek lazım, her şeyin sınırı var ama o da bir birey, çocukların BENliklerinin geliştiği 2 yaş döneminde bence biraz rahat bırakın onları, kontrol çok sizin elinizde olursa hırçınlaşabilir diye düşünüyorum.